Beytaş Mühendislik

 Beytas Muhendislik


Deprem  gerçeği ile yaşamak zorunda olan ülkemizin zemin problemlerini tespit etmek ve bu problemlere çözüm üretmek üzere, 2008 yılında kurulan Beytaş Mühendislik 2012 yılında kurumsallaşması neticesinde BEYTAŞ ZEMİN ETÜDÜ DANIŞMANLIK İNŞ. MAK. TUR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ünvanını alarak faaliyetine devam etmiştir.

Çözüm aranırken, farklı bilim dallarını ilgilendirse bile, yapılar içinde bulunduğu jeolojik ortamdan bağımsız düşünülemez. Şehir ve bölge planlama, deprem risklerinin azaltılması, güvenli yerleşim alanlarının oluşturulmasında, yapılan zemin araştırmalarının önemi yadsınamaz bir gerçektir. Zemin araştırma çalışmaları, yapıların güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle zemin problemlerine çözüm üretirken jeolojik-jeofizik yöntemler ile yapı ilişkisi doğru kurulmalı ve buna göre uygulama yapılmalıdır.

2012 yılında  yapı endüstri  sektöründe faaliyet  göstermek üzere  kurulan firma, yer araştırmalarında uzmanlaşan birimlerimizin amacı köprü, baraj, tünel, fabrika, konut, hastane, okul gibi önemli mühendislik yapılarının doğru projelendirilmesi için zemin etüt ve risk analizlerini yapıp, iyileştirme çalışmalarını yürütmektir.
Website : www.beytasmuhendislik.com.tr



Hizmetler

Zemin Etüdü
Temel ve Zemin Projeleri

Zemin ile ilgili mühendislik problemlerinin türüne göre aşağıda ifade edilen jeofizik yöntemlerden biri veya birkaçı birarada kullanılarak çözümler üretilir.
   • Sismik kırılma, yansıma ve sismik tomografi
   • Manyetik, elektromanyetik
   • Doğru akım özdirenç
   • Yapay ve doğal polarizasyon
   • Kuyu logları
   • CPT Ölçümleri
İmar planı revizyonuna esas 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli yer mühendislik projeleri
   • Barajlar, elektrik santralleri
   • Konut ve yerleşim bölgeleri
   • Yerleşime uygunluk değerlendirmeleri
Arkeojeofizik projeler
   • Arkeoloji kazı yönlendirmeleri
   • Arkeolojik kalıntıların yeri, derinliği ve biçimi
   • Güncel metaliklerin yerleri belirlenmesi
   • Denizaltı batıklarının aranması
   • Eski yerleşim alanı boyutlandırması
Binalar, turistik tesisler, uydu kentler ve sanayi siteleri zemin problemleri
   • Yer altı boşluklarının araştırılması
   • Zemin ve temel kayanın mühendislik özellikleri
   • Alüvyon kalınlığı ve temel kaya derinliği
   • Dinamik esneklik parametreleri
   • Zemin emniyet gerilmesi
   • RQD, kazılabilirlik, sökülebilirlik
   • Zemin sıvılaşma risk analizi
   • Temel tipi ve derinliği
   • Heyelan ve kaya duraysızlığı araştırılması
   • Yapı donatısını etkileyecek yeraltı suyunun araştırılması
Bölgesel Haritalama

Mühendislik Çalışmalarına Esas Bölgesel Haritalama

İmar planı revizyonuna esas yeraltı araştırma projelerinin hazırlanmasında 1/25.000, 1/10.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçeklerinde haritaların oluşturulması

Jeolojik Harita ve Kesitler Oluşturulması
   • Stratigrafi belirlenmesi
   • Fay, kıvrım, uyumsuzluk gibi yapısal unsurların belirlenmesi
   • Küçük ölçekli tabakalı yapıların belirlenmesi
   • Aktif fay zonlarının belirlenmesi
Hidrojeolojik Harita ve Kesitler Oluşturulması
   • Akiferlerin fiziksel özelliklerinin belirlenmesi
   • Yeraltı suyu seviyelerinin ve akış yönlerinin belirlenmesi
   • Mevsimsel değişimlerin belirlenmesi
   • Su yataklarının beslenme ve boşalma alanlarının belirlenmesi
Mühendislik Jeolojisi Harita ve Kesitlerinin Oluşturulması
   • Belirli derinliklere ait kat haritaları ( Vp, Vs, Özdirenç, v.b. )
   • Temel kaya derinliği haritası
   • Yeraltı suyu derinliği haritası
   • Yerleşime uygunluk haritaları

Deprem Projeleri
Kentleşme ve Endüstri Amaçlı Deprem Projeleri
• Deprem ivme ölçümleri
• Mikrotremör ölçümleri
• Zemin büyütmesi ve haritalanması
• Yapıların depreme dayanıklılığının incelenmesi
• Nükleer santral ve barajlar için yer seçimi
• Mikro bölgelendirme ve risk analizi
• Zeminin spektral özellikleri
• Yer baskın titreşim periyodu
• Statik hesaplara esas olacak deprem parametreleri
• Yapı ömrü içinde beklenen en büyük deprem büyüklüğü ( M ) ivmesi ( a ) ve şiddeti ( I )

Jeoteknik Projeler

• Şev stabilite problemleri
• Fore kazık, mini kazık uygulamaları
• Betonarme kuyu yapımı
• Jet grouting kolonları
• Diyafram perde uygulamaları
• Perde sistemi veya ankraj uygulamaları
• Destekli geçici ve kalıcı iksa duvar uygulamaları
• Çivili püskürtme beton perde yapımı

Ulaşım Projeleri
Ulaşım güzergahlarında yer mühendislik özelliklerinin belirlenmesi
• Otoyol, demiryolu ve viyadük inşaatları
• Havaalanları
• Liman ve iskele inşaatları
• Petrol ve doğalgaz boru hatları
• Riskli güzergahlarda heyelan çalışmaları ve şev stabilitesi


Su Arama-Bulma ve Su Sondajı

Yeraltı Suyu Arama – Bulma



Yeraltı Suyu, Önemi ve İstifade Şekilleri:
Yeryüzüne düşen yağmur ve eriyen kar sularının derelerden akarak göllere veya denizlere ulaştığını hepimiz biliriz. Yeryüzünde buharlaşarak atmosfere çıkan ve bulutları oluşturan su daha sonra yoğunlaşarak tekrar yeryüzüne dönmektedir. Buna yağış diyoruz. İşte bu yağışların bir kısmı sel olarak göl veya denizlere gitmekte, bir kısmı bitkiler tarafından emilmekte, bir kısmı tekrar buharlaşmakta , bir kısmı ise geçirimli yer katmanlarına sızmaktadır. Bizi ilgilendiren yeraltı suyu işte böyle geçirimli yer katmanlarına sızarak oluşmaktadır.
Bir sahada yeraltı suyu vardır diyebilmek için üç ana koşulun bir arada olması gerekir:
• A. Beslenme sahası, yani yağmur sularının üzerine düşerek yeraltına bir kısmının sızacağı saha.
• B. Poröz yani boşluklu bir ortam. Bu ortam kum, çakıl gibi taneli formasyonlar veya kaya çatlakları olabilir. Kayalar içerisinde yeraltı suyu taşımaya en uygun olanı kireç taşlarıdır. Atmosferden bir miktar CO2 alan yağmur suyu kireçtaşı üzerine düştüğünde yatay tabaka ve düşey çatlakları olan kireçtaşına sızmakta ve zaman içerisinde çok büyük boşluk sistemlerini oluşturmaktadır.
Bu sistemlerde yeraltı nehirleri, gölleri bile meydanagelebilmektedir. Bu sistemlere karstik sistem denilir ve bunlar yeraltı sularının en bol bulunabileceği ortamları teşkil ederler.
• C. Üçüncü ana koşul ise boşluklu veya çatlaklı ortama sızan suların yeraltında depolanabileceği, birikebileceği bir yapının var olmasıdır. Bütün bu şartları en iyi anlatmanın yolu içine kum ve çakıl doldurulmuş bir banyo küvetidir. Burada banyo küvetinin yüzeyi geçirimsiz tabakayı, kum ve çakılın üst yüzeyi beslenme sahasını, içindeki kum-çakıl boşluklu ortamı (yani akiferi), banyo küvetinin yapısı ise rezervi yani yeraltı suyu deposunu oluşturur .
Bu örnek bazı ana kavramları kolayca anlatmak için verilmiştir. Esasında olay tabiatta çok daha karmaşıktır. Yeraltı suları dinamik bir yapıya sahiptir, beslenir, depolanır, boşalır. Su tablasının belli bir eğimi vardır ve toplanan su belli bir istikamete hareket ederek membaları beslemektedir. Yeraltı suyu banyo küveti örneğinde olduğu gibi her zaman serbest bir şekilde bulunmaz, genellikle hapsedilmiş ortamlarda bulunur. Bunlara mahpus (hapsedilmiş) yeraltı suyu denir. Yani suyu tutan tabaka (akifer) iki geçirimsiz zon arasında sıkışmıştır. Suyun kuyu ağızından akması halinde artezyen, daha aşağılarda kalması halinde ise semi-artezyen kuyular denir.
Kısaca bilgi verdiğimiz yeraltı suyu kaynakları, dünya nüfusunun artması sebebi ile sulama, içme suyu, kullanım suyu ve sanayi suyu rezervleri olarak her geçen gün önem kazanmaktadır. Özellikle yer üstü sularının kifayetli olmadığı ortamlarda her geçen gün yeraltı suları daha çok kullanılır hale gelmektedir. Tabii yeraltı suyu rezervleri bitmek tükenmek bilmeyen veya yoktan varolan zenginlikler değildir. Her havzanın yıllık beslenmesi ve çekilebilecek emniyetli su miktarı çok yaklaşık olarak hesaplanabilmektedir.
Devlet 10 metreden daha derin kuyuları tıpkı maden yataklarında olduğu gibi kamu malı kabul etmiş ve yeraltı suyundan istifadeyi izine bağlamıştır. Bu izin DSİ tarafından verilmektedir. İzinsiz açılan kuyular, yukarıda bahsi geçen kullanılabilir emniyetli su rezervi hesaplarını alt üst ettiği gibi bir çok sahada, kullanılmaması gereken kötü kaliteli suların bilinçsizce araziye verilerek nebatların kuruması, verimin düşmesi ve arazinin çoraklaşmasına neden olmaktadır. Bugün kuyu açılabilecek sahalar jeolojik etüdlerle belirlenmekte, ayrıca çeşitli yeraltı problemleri jeofizik etüdlerle çözülmekte ve bilinçli yaklaşımlarla kuyu açılmaktadır. Bu etüdler sonucunda;
• a. Sahada yeraltı suyunun bulunup bulunmadığı,
• b. Suyun çıkabiliceği derinlik,
• c. Yeraltında suyu tutan tabaka,
• d. Suyun tuzluluk (NaCl), acılık (CaSO4) veya diğer kirlenmelere maruz kalıp kalmadığı, dolayısıyla işe yarayıp yaramayacağı anlaşılabilmektedir.
Böylece boş yere yatırım yapılması önlenmiş olur. Buda milli ekonomiye katkı demektir. Özellikle sahil kesiminde deniz suyu girişimi tehlike teşkil ettiğinden rasgele sondaj kuyuları açılmamalıdır.

Rezistivite Etüdü

Jeofizik metodlar ölçülen fiziki parametrenin türüne göre isimlendirilir. Bunlardan biri de Elektrik Rezistivite etüdüdür. Elektrik rezistivite etüdü yeraltı tabakalannın rezistivite değerlerinin yüzeyden ölçülme operasyonudur. Yer kabuğunu oluşturan litolojik formasyonların rezistivite değeri 0.01 ohm. ile l00.00 ohm. arasında değişir.
DES ( Düşey Elektrik Sondaj ) uygulamasında verici olarak; 0.4 kVA çıkışlı M-4 rezistivity meter kullanılmaktadır.

Akım elektrodları olarak; kromat matkap çelik elektrodlar ve potansiyel elektrodu olarak da kutuplanmayan ferrokrom elektrod ( non polarizable ) çifti kullanılmaktadır.

Güç kaynağı olarak; bir adet 60 Ah 12 V kurşun pentaoksit akümülatör kullanılmakta ve böylece enerji sorunu olmadan yapılan açılımlarla istenilen derinliğe ulaşılabilmektedir.

Arazide elde edilen veriler abaklar yardımı ile değerlendirilmektedir.

Su Sondajı
1- Su sondajında esas olan ilk nokta su sondaj yerinin tespitidir. Tespit işi jeolojik ve Jeofizik etüdlerle gerçekleşmektedir. Bunun dışında yapılacak sondaj ile ilgili tüm sorumluluk işverene aittir.
2- Sondaj derinliği eğer etüd yaptırılmadıysa sondaj aşamasında çıkacak numunelere göre belirlenir.
3- Bir kuyu yapımı tasarımında kuyu çapını etkileyen tek faktör, kuyunun içerisine indirilecek pompanın çapıdır. Gerçekte kuyu çapının kuyu verimi ile de ilgisi bulunmakla birlikte, kuyu çapı artışı verim artışını o kadar az etkiler ki, yapılacak ek harcamalar gözönüne alındığında, rantabl bir etkileme söz konusu değildir.
4- Kuyunun borulama biçiminin saptanması, kuyu yapım tasarımında en önemli bölümü oluşturur. Bir kuyu yapım tasarımı belli bir verim amaçlanarak yapılır ve kuyunun borulaması da bu verime uygun olacak biçimde hesap yolu ile bulunur. Ancak amaçlanan verimi sağlamak için saptanacak filitrelerin çap, tip ve uzunlukları geçilen akifelin türüne ve özellikerine göre belirli sınırlar içerisinde kalmalıdır.
5- Formasyon tanıma ve tanımlamada, sondaj yöntemlerini bütünleyen ve özellikle kırıntı örnek hatalarını önemli ölçüde düzeltmeye yarar bir işlem, kuyularda yapılan Jeofizik ölçümlerdir. Bu ölçümler sonucunda akifer (su taşıyan) birimler, suyun tuzluluğu vb. gibi bilgiler elde edilir. Buna göre filitre yerleri ve tecrit edilecek yerler saptanır.
6- Sondaj makinası ile delindikten sonra borulama işlemi de biten kuyuda; kuyu çeperi ile boruların dış yüzeyi arasında kalan kuyu boşluğunun belli miktar ve kalitede çakılla doldurulması gerekmektedir. Çakıllar temiz, yıkanmış olmalı içerisinde başka maddeler bulunmamalıdır. Ayrıca çakılların boyutları Formasyona uygun olmalıdır.
7- Kuyu verimini etkileyen diğer bir durumda kuyunun yıkanmasıdır. Sondaj aşamasında kullanılan sondaj camuru kuyu civarında bir sıva oluşturur. Kuyu delme işlemi bittikten sonra bu sıvanın ortadan kaldırılması iyi bir yıkama ile gerçekleşir.
8- Su sondaj kuyuları yapımında, delme işleminden sonra en önemli aşama geliştirme işlemidir. Çok iyi inşa edildiği halde geliştirilmemiş bir kuyuya oranla kötü inşa edilmiş ancak iyi geliştirilmiş bir kuyunun su verim yeteneği en az iki kat fazladır. Geliştirmede en çok kullanılan yöntem basınçlı hava ( kompresör ) ile yapılan yöntemdir. Geliştirmenin amacına ulaşması için belli bir zaman aralığı yoktur.
9- Sondaj aşamasında kullanılan bazı kimyasal maddeler su verimini arttırıcı özeliktedir. Kireç taşının hakim olduğu bölgelerde hidroklorik asit, kilin olduğu yerlerde ise polifosfat cinsinden kil eriticileri başarıyla uygulandığında verimin arttığı gözlenmiştir.
10- Bu işlemler bittikten sonra kuyu verimi (debisi), statik seviye ve suyun dinamik seviyesi kompresör veya deneme pompası ile ölçülmelidir. Bu parametrelere göre kuyuya indirilecek pompanın özellikleri saptanmalıdır. Kuyu veriminden daha fazla su basan kapasitede bir pompa seçildiğinde, ileride pompada meydana gelebilecek sorunlara yer verilmiş olur.

Kuyu Ruhsatı
Belge alınması ve bilgi verilmesi mecburiyeti :
Yeraltısuyu kuyularının açılması için Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden belge alınması mecburidir.

1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı “Yeraltı suları Hakkında Kanun” hükümlerine göre su kuyusu açtırmış olanlar, Devlet Su İşlerinin ilgili Müdürlüğünden KUYU RUHSATI almak zorundadır. Aksi takdirde kaçak kuyu işletmekten suçlu konumuna düşecekler ve para cezasına çarptırılacaklardır. Ülkemizin su kaynaklarının her geçen gün azalması ve kirlenmesi sonucuyla birlikte küresel ısınmadan kaynaklanacak kuraklık ve susuzluk durumlarında su kuyuları çok büyük önem kazanacaktır. Ruhsatsız kuyular risk altındadır.

Kuyu ruhsatı almak için su kuyusunun açıldığı parselin tapu belgesi ve tarafımızdan hazırlanacak belgeler ile ilgili müdürlüğe tarafımızın başvuru yapması yeterlidir.

Arama belgesi : Yeraltısuyu aranmasında belge almayı icabettiren işler için bir sene süreli arama belgesi verilir. Bu süre içinde, arama bitirilmezse; belge sahibinin, sürenin son ayı içinde müracaat etmesi şartıyla belge bir sene için temdit edilir. Bu süre zarfında da arama bitirilmezse; belge hükümsüz sayılır ve iş sahibi yeniden belge alır.

Kullanma belgesi : Arama belgesine dayanarak arazisinde yeraltısuyu bulunan kimse, bu suyu kullanabilir. Ancak, bir ay içinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğüne müracaat ederek kullanma belgesi alır.

Islah ve tadil belgesi : Kullanma belgesini haiz bir kimse arazisindeki kuyuların veya yeraltısuyu menbalarının verimini artırmak veya başka bir maksadı sağlamak gibi mülahazalarla bunlar üzerinde kendiliğinden her hangi bir müdahalede bulunamaz veya kuyuların kullanma şeklini değiştiremez. Ancak, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden “Islah ve tadil belgesi” almak suretiyle, böyle bir ameliyeye girişebilir.

Tescil : Bu kanun hükümlerine göre verilen bütün belgeler, Devlet Su İşleri Umumu Müdürlüğü tarafından bir sicile kaydedilir.
Kompresörle Kuyu Temizleme
Sondaj kuyusu tamamlandıktan sonra yüksek kapasiteli kompresör ile kuyuya basınçlı hava verilerek kuyu temizleme ve geliştirme işlemleri yapılır.
Siltli ve kumlu zeminlerde her iki yılda bir kompresörle kuyu temizleme işleminin yapılması tavsiye edilir.

Kompresörle kuyu temizleme işlemine su berraklaşıncaya kadar devam edilir. Bu çalışma esnasında yeraltı suyunun Statik ve Dinamik seviyesi tespit edilir.
Kuyu İçi Jeofizik Çalışması
Dünyanın %75 ‘ i su ile kaplıdır. Bu %75 oranının ise sadece %15 ‘ i içilebilir sudur. İçilebilir suyun %15 ‘ i de sürekli kirlenmektedir.
Bunu gözönüne alırsak; kuyu içi Jeofizik çalışmasının önemi açıkça görülmektedir.
Her türlü kuyu suyunun, deniz suyunun, nehir suyunun içme ve teknolojik su haline getirilmesi ile ilgili çalışmalar yapmaktayız.
Kuyu içi Jeofizik çalışma kuyu içine Jeofizik araç indirilerek yapılır.
  • Tatlı Su -Tuzlu Su Ayrımı
  • Kirli Su – Temiz Su Ayrımı
  • Su Veren Katmanların Tayini

Kuyu içi jeofizik çalışması sonunda tuzlu ya da kirli su veren katman ayrılarak çimento enjeksiyonu ile kapatılır. Tatlı ve temiz su veren katmanlar filitreli boru ile borulanır ve kuyudan temiz su alınır.

Maden Etüdü

Paleocoğrafya Haritaları

Jeolojik geçmişte, belli bir zamanda yeniden tasarlanmış fiziksel coğrafyayı sergileyen haritalardır.
Karaların ve denizlerin dağılımı, karaların jeomorfolojisi, denizin derinliği, hava ve deniz akıntılarının yönü, sedimentlerin dağılımı ve iklim kuşakları gibi bilgiler içerir.
Jeoloji Haritası
“Türkiye 1 / 25.000 Ölçekli Jeoloji Haritası Spesifikasyonu-MTA, 1963″ isimli yayında konumuzla ilgili olarak “Maden Yatakları ve İhtimalleri” başlığı altında;
1) Daha araziye çıkmadan, jeolojik lövesi yapılacak saha içindeki madenler ve maden zuhurları tespit edilerek, paftalar üzerine konulan aydınger kağıdına işlenecek ve koordinatlarıyla tespit edilecektir. Bu madenler, aydınger üzerinde işletilen, metruk vs. gibi durumları göz önüne alınarak, özel işaretlerle işaretlenecektir.

2) Tespit edilen maden ve zuhurlar harita lövesi esnasında birer birer gözden geçirilerek hakiki durumları tespit olunacaktır.
Bu mekanda büyük olanzuhurlar haritaya işlenecek, küçükler ise bir çarpı işareti, özel bir harf veya sembol ile belirtilecektir.

3) Petrografik, mineralojik etütler için ve ayrıca yatak hakkında daha etraflı bilgi edinmek üzere, tahlil için numuneler alınacaktır.

4) Mevcut maden ve zuhurların gerek harita üzerinde teorik olarak, gerekse pratik yönden arazi üzerindeki uzantıları aranacaktır. Bu maksatla, maden yatağı ve zuhurun jeolojik ve stratigrafik durumu, mineralizasyonun gidişi, cevher mineralleri, primer, sekonder mineralleri ve parajenez durumu, içindeki gang, tavan ve tabanda alterasyon olup olmadığı, cevherin konsantrasyonuna imkan veren şart ve hadiseler, magmatizma, metamorfizma veya sedimantasyon vs. cevherin tipi ( sade, kompleks, masif, dissemine vs. ), cevher ve steril münasebeti ve orantısı, kalınlık, dağılış, yatağın muhtemel menşei, tipi vs. tespit edilmeye çalışılacaktır. Haritaya işaret edilemeyen hususların hepsi deftere şema, kroki ve kesitlerle kaydedilecektir. İmkan varsa, muhtemel derinlik uzantıları hakkında da imkan nispetinde fikir verilecektir.

5) Maden yataklarının sınıflandırılması Lindgren ( 1933 ) ‘ e göre yapılacaktır. Bu etüt ve sınıflandırmadan maksat, daha ileri ve detay etüt yapacak olan maden jeologlarına problemi ana hatlariyle halletmek ve halledilecek tarafları da ortaya koymaktan ibaret olacaktır.

6) Maden yatakları ve zuhurların bir provens teşkil edip etmedikleri belirtilecektir. Bir metalojenik provens bahis konusu ise, asli karakterleri ve tip yatakları belirtilecek ve ayrıca bunlar arasında mühim olan bir iki yatak daha önemle ele alınarak misaller verilecektir. İşletilen madenlerle, maden zuhurlarının durum ve jeolojik imkanları hakkında toplu bilgi verilecektir.

7) “Gerekirse yukarıdaki hususları ihtiva eden bir metalojenik harita yapılacaktır” şeklindeki ifadelerle maden aramacılığında jeolojik haritalarda beklenen detayların neler olması gerektiği görüşleri günümüz maden aramacılarınca da benimsenmektedir.

Metalojeni Haritası

Maden yataklarının dağılımını, bunların bölgesel tektonik ( jeolojik yapı ve kaya toplulukları ) ile ilişkisini gösteren küçük ölçekli haritalardır.

Metalojeni, maden yataklarının kökenini inceler. Özellikle maden yataklarının oluştukları zaman ve bulundukları yerin bölgesel jeoloji özellikleriyle olan ilgisini ortaya koymaya çalışır. Cevherleşmeye elverişli bölgelerin saptanmasında yararlanılabilir.

Metalojeni haritası bulunmuyorsa, bilinen madenler ve mineralizasyonlara ait detay veya envanter bilgilerden yararlanılabilir.

Uzaktan Algılama

Ön arama aşamasında LANDSAT TM uydu sayısal görütülerinin analizi ile elde edilen verilerin COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ yazılımı kullanılarak diğer yer bilimleri disiplinlerince üretilen verilerle birlikte değerlendirilmesi yapılmalıdır.
Uygulama aşamaları;

1) Kuzeyleme ve ölçek düzeltmeleri,

2) Gerektiğinde uydu sayısal görüntü mozaiğinin oluşturulması,

3) Görüntü analiz program paketleri kullanılarak uydu sayısal görüntüsünde alansal, spektral ve radyometrik belirginleştirmelerin yapılması,

4) Renkli kompozitler ve tek bantlı görüntülerde renk, doku, drenaj, topografya, morfoloji, litoloji gibi kriterler kullanılarak, alterasyon alanları, kırık hatları, antiklinal-senklinal eksenleri ve domsal yapılar gibi unsurların saptanması,

5) Bilinen madenler ve zuhurların, görüntü üzerindeki lokasyonlarına yerleştirilmesi,

6) Jeofizik haritalarının amaç doğrultusunda sadeleştirilerek sayısallaştırılması,

7) Jeoloji haritasının sayısallaştırılması,

8) Jeokimya haritalarının amaç doğrultusunda sadeleştirilerek sayısallaştırılması,

9) Temel harita üzerine tüm verilerin projeksiyonu ve yorumlanması,

10) Önem sırasına göre hedef sahaların sıralanması ve harita basımından oluşur.

Genel Jeokimya Haritaları

Temel jeokimya çalışmaları kapsamında önceden üretilmiş haritalardır. Ön arama arama aşamasında ilave jeokimya haritaları gerekebilir. Üretilen jeokimya haritalarında genellikle dere sedimanı, toprak ve kayaç örneklerinden yararlanılır. Bazı ülkelerde ağır mineral, su ve bitki örnekleri de kullanılmaktadır.
Haritanın kalitesini belirten kenar bilgilerinin yanı sıra referans bilgileri de bulunmalıdır. Örneklerin türlerinden daha önemlisi alındıkları yöreyi temsil edici (kanal, yongalama, karot vb) olması önem taşır. Kayaç örnekleri dışında kalan örnek türlerinde örnekleme döneminin aynı mevsim olması arzu edilir

Jeofizik Yöntemler

Gravite
* Yapısal araştırmalar; havza, temel kaya topografyası, domlar, fay blokları.
* Maden aramaları; barit, sülfitler, kömür ve tuzlar.
Mikrogravite
* Yüzeye yakın boşluklar, çöp, dolgu, döküntü dağılım sınırı.
* Temel kayanın durumu.* Masif cevher yatakları.
Manyetik
* Yapısal araştırmalar; temel kaya topografyası, püskürük kayaçlar, sokulum kayaçları, faylar.
* Madenler
* Çevre; gömülü ferromanyetik cisimler.
Düşey Elektrik Sondajı
* Jeolojik araştırmalar, su kalitesi belirleme, geniş havzalarda yapısal araştırmalar, jeotermal enerji ve su aramaları.
Elektrik Profili ve Elektromanyetik
* Tuzlu su içeren ortamlar, faylar ve kirletilmiş zonlar (tuzlar yönünden).
* Temel kayaç üzerinde yer alan bozuşmuş ve ayrışmış seviyelerin kalınlığı, litolojik dokanaklar.
IP, SIP
* Madenler; dissemine ve masif sülfitler, grafit.
Manyetotellürik (MT)
* Yapısal ve stratigrafik araştırmalar, petrol, doğalgaz ve jeotermal enerji aramaları.
CSAMT
* Jeotermal enerji.
* Madenler; masif sülfitler, grafit.
TEM
* Jeotermal enerji.
* Madenler; masif sülfitler, grafit.
* Çevre jeofiziği; tatlı su – tuzlu su ve kimyasal kirletilmiş bölgelerin ayrımı.
* Yapısal araştırmalar.
Yer Radarı
* Yer altı lağım şebekeleri, su yolu kemerleri, çeşitli boru hatları, yüzeye yakın yer altı boşlukları.
* Hidrokarbon yönünden kirletilmiş bölgeleri ve atık malzemenin niteliğini belirleme.
* Boru hatları güzergahı.
* Kırık ve çatlaklar.
Yüksek Ayrımlı Sismik Yansıma
* Maden suları, içme suyu ve jeotermal kaynaklara ilişkin yapısal sorunlar.
* Maden aramaları; kömür, pirit, tuz, potasyum.
* Tünel ve galeri açılacak yerler.* Yer altı depolama alanlarının belirlenmesi.
Sismik Kırılma
* Örtü kayaç kalınlığı.
* Su tablası seviyesini belirleme.
* Kırıklar, faylar.
* Ev ve endüstriyel atık yerlerini belirleme.
Sismik Tomografi
* Kırıklar.
* Maden ve petrol aramaları (sismik yansıma yönteminde kayma düzeltmeleri amacıyla)
Kuyu Ölçüleri
* Hidrojeoloji; litolojik ve stratigrafik araştırma.
* Kırık ve porozite belirleme, çimentolamayı kontrol.
* Maden; litoloji (yoğunluk, porozite).
* Mühendislik; kırık ve çatlak belirleme.
* Hidrokarbon; sismik  yönteme  kayma  düzeltmeleri  ve  sentetik sismogramlar yoluyla değerlendirmeye kolaylık sağlanması.
Radyoaktivite * Uranyum, toryum, potasyum.
Metalik Maden Arama

Jeotermal Kaynaklar

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Arama
Jeotermal Yüzey Arama Teknikleri
Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Minarelli Sular Kanunu

Beton Demir ve Yapı Malzemesi

4708 Sayılı Kanun kapsamında Faaliyet Gösteren yapı denetim şirketlerinden ve diğer kişi ve kuruluşlardan gelen deney taleplerini karşılamak amacıyla kurulan şirketimizin yapı malzemesi laboratuvarında; TS EN ISO/ IEC 17025 standardına göre; kurulu kalite sistemiyle, ilgili kanun, genelge, standart, yönetmelik ve şartnamelere uygun olarak kaliteden ve dürüstlükten ödün vermeden zamanında, yeterli, tarafsız, güvenilir, deney hizmeti vermektir.

· BETON VE KAROT ALMA
· DEMİR ÇEKME VE KAROT BASINÇ DAYANIM DENEYLERİ
· DONATI TESPİTİ
· SLUMP TESTİ
· SCHMİDT ÇEKİCİ DENEYİ

Sondaj Makina İmalatı
Zemin sondaj makinesi imalatında, bu sektörün getirdiği ihtiyaçları göz önünde bulundurarak, güç  hız ve ekonomik açıdan en iyiyi elde edebilmek adına sondajcılıktaki  tecrübelerimizle  hizmetinizdeyiz. Sondaj Makinesi imalatında standart özelliklerde ve ihtiyaca yönelik dizayn edilmiş üretim yapılabilmektedir.